11 Temmuz 2011 Pazartesi

dıt dııııt!..



















aradığınız bloggera şu anda bunalımda olduğundan dolayı ulaşılamıyor... bunalımdan çıkınca lütfen tekrar gelin^^

bip sesinden sonra mesajınızı bırakabilirsiniz... (ssdesignbutik sevgiler) belli mi olur belki bunalımdaki göksu ya bi faydası olur...

BİİİP...!

röportajım!





















evos angels temmuz sayısı için eba design butiğin tasarımcısı esra ile bir röportaj yaptık^^ okumak isterseniz buraya buyrun:))



















esracım tekrardan teşekkürler^^

6 Temmuz 2011 Çarşamba

biyolojik saatim tatil diyor!



















izin zamanım yaklaştıkça tatilden başka bir şey düşünemez oldum. bu arada girdiğim bikini rejimine son hız devam ediyorum. gözle görünür, elle tutulur boyuttaki değişimden pek mesudum^^ kilo olarak bilmem ama aşağıya baktığımda tek gördüğüm koca bir göbek olmuyor artık:))) hayatta bırakamam dediğim şekeri bile hayatımdan tamamen çıkardım. bir tek göbek yapmaya birebir biraya dayanamıyorum. içip içip pişman oluyorum:( ama kesin kararlıyım o göbek gitçek!

bir de makyaj sorunumla ilgili sizden gelen tavsiyere uydum vee mac ile tanıştım^^ bu hatun milleti boşuna o kadar para vermiyormuş onu gördüm. mac eyeliner kullanıyorum ve hiiç akmıyor ya da pul pul dökülmüyor^^ aynı dertten muzdarip bayanlara tavsiye edilir...
ÇOK TEŞEKKÜRLER!!!

28 Haziran 2011 Salı

makyaj işleri!














hiiç anlamam şu makyaj işlerinden. ama makyajsız halime ben bile katlanamazken sabah sabah o korkunç suratımı görmek zorunda olan insancıkları ürkütmemek için mutlaka gözüme iki kalem bi rimel sürerim. sürerim de nedendir bilinmez akşam aynaya baktığımdaki manzara aynen şu yukardaki gibi olur. amacının tamamen tersine bir durum^^ yahu bu neden olur? ben de her insan gibi kalemi alır gözüme sürerim. kiminin makyajı her daim taptaze dururken benimki neden hep gözümün altına akar?

not: hala açım ama görünüş itibariyle bir gr bile verdiğimi düşünmüyorum :(

23 Haziran 2011 Perşembe

bir ağutos böceğinden halliceyim!












bir tembellik bir tembellik, ne iş yapasım var ne de herhangi bir şey. kolum kalkmıyor resmen:( acaba açlıktan olabilir mi? pinoshcum bugün simit bile yemedim yani. öğlen de sadece ve sadece salata yidim. litre litre su tükettim. yeşil çayın köpeği oldum. şimdi de suntamsı krakerlerden kemiriyorum. açlık yok! açlık yok! ...

22 Haziran 2011 Çarşamba

yemek! yemek!


















yukarıdaki tabloda günlük yeme alışkanlıklarımı görmektesiniz. üçüncü karede görüldüğü üzere yemediğim zamanlarda da "ne yesem?" diye düşünmekten alamıyorum kendimi.
hal böyle olunca da döt böyle oldu (...............)! dolayısıyla rejimdeyim arkadaş.

sabah yine çılgınlar gibi kahvaltımı yaptım tabi ama arada bir şey yemedim. üstelikte öğlen yemeğinde sadece çorba, yarım kaşık pilav, yarım kaşıkta yemek yedim. şu anda pişmanlığını yaşasam da baklavayı elimin tersiyle ittim. (az önce de gelen dondurmanın yüzüne bile bakmayarak geri çevirdiğimi söylemiyorum bak). yalnız şimdi ölüyorum galiba açlıktan...

21 Haziran 2011 Salı

amy winehouse



















nolcek bu amy' nin hali yahu?

20 Haziran 2011 Pazartesi

pzt neşesi!

yurdumdan giden kara bulutlarla beraber bizim üzerimizdeki bulutlarda kalkıyor bu aralar. her şey yoluna girmeye başladı gibi... mesela yaparken popomuzun çıktığı kitaplarımız sorunsuzca baskıdan gelidi:)) bir çizer için verdiği emekleri eline aldığı andan daha güzel ne olabilir? :))



















REKLAMLAR:
"çizimler formül yayınları tatil kitaplarında...^^ ben çizdim diye söylemiyorum eğlenceli kitaplar:) "

YAYIN AKIŞI:

üstelik bugün pazartesi olmasına rağmen pek neşeliyim :)) önümüzdeki aya imkansız gibi görünen tatile bile çıkıcaz:))



















"allam nolur her şey böyle güzel devam etsin! dinimiz amin..."

ve tabi bu yazıyı okuyan sana da mutlu bir hafta diyorum:)

18 Haziran 2011 Cumartesi

benim canım babam ♥

bakın ne kadar karizmatik babam var!


















yaz ayları babam görevde olduğundan yine babacımdan ayrı bir babalar günü geçiricez:( arada beni takip ettiğini biliyorum. ben de ona burdan bir süpriz yapmak istedim^^ biliyorum ki babam bizim fikirlerimize, onun hakkındaki düşüncelerimize çok değer verir:)

elbet zamanında kuşaklarımız çatıştı. birbirimize uzak kaldığımız birbirimizi anlayamadığımız dönemler yaşadık. mesela ben ergen göksu triplerindeyken... aman tanrım... tam bir kaçık gibi görünüyordum. bol olsun diye annemin pantolonlarını giyer, ne kadar zincir bulursam pantolonuma bileklerime boynuma takar, kendi kestiğim kısacık ve orantısız jöleli saçlarımla ortalıkta dolanırdım. e kolay değil soytarı gibi görünen bir evladının olması...
hep oturup konuşmak isterdi babam "evladım nedir derdin?" tarzı:) o zamanlar öyle duygusal ergen modu yoktu ama asi genç tripleri vardı accık^^ uygun zamanımı beklerdi babam. uysal bir anımda gelir konuşurduk uzun uzun... bu konuşmaların onu rahatlattığını söyler

bizim hafta sonu kahvaltılarımız kutsaldı^^ o kahvaltı da hekes olacak:)
biz kardeşle anlamıyoruz tabi... "yemişim kahvaltısını yea uyuycam ben" modu. o zaman derdi ki büyüyünce anlayacaksınız bunun önemini. şimdi anlamasanızda herkes sofrada olacak.
zorla uyandırılır, getirtilir, klasik müzik açılır... kahvaltıdan sonra babam sevdiği bir köşe yazarını okur bize...














bir gün babam bir simitçiyle muhabbet eder...
simitçi çocukları için yaptıklarını anlatır babama. babam o tek kollu simitçinin o simitçi kazancıyla çocukları için neler yaptığını duyunca çok etkilenir... sonra aralarında geçen konuşmayı ve nasıl etkilendiğini bize anlattı ve dedi ki "ben kötü baba mıyım? "
sen hiç kötü baba olur musun? canım babam... sen bugüne bugün beni koskoca ROBOKOP' a bile göndermiş adamsın!!! (babam bu soruyu her sorduğunda hep bu cevabı veririm. birlikte çok güleriz)

"robokop: baba dilinde rock'n coke :)) insanlık için küçük olabilir ama babam için çok büyük bir adımdı. sırtımda çadırımla döndüğümde beni balkonda bekliyordu..."

ve her başarılı babanın arkasındaki mükemmel anneyi unutmak olmaz











bu da benim canım annem ♥

SİZİ ÇOK SEVİYORUM BEE!!!

17 Haziran 2011 Cuma

yağmur altında bir goksuk! ya da içinde!




















yukarıdaki illüstrasyonda yağmur altında evine yürüyerek giden bir göksu görmektesiniz... dün ankara dev bir havuza dönüştüğünden trafiğe takılmamak için eve yürüyerek gittim.
sular altındaki ayaklarımın durumu çizimde açıkça görülebiliyor sanırım. yere bastığımda deliklerden su fışkırtıp ayağımı kaldırdığımda geri içine su doldurarak foşur foşur sulu bir yolculuk geçirdim.
bir yandan küfür ediyor bir yandan da yürüyordum ki ipod umda 10 yıl önce falan hastası olduğum bir parça çalmaya başladı^^ anında havam değişti. ben de keyfini çıkardım sulu yolculuğumun...

böyle tuhaf tuhaf şeylerle mutlu oluyorum ben işte! eğlendim ama...
parça da bu ....

guano apes / mine all mine


15 Haziran 2011 Çarşamba

çerezza + bira
























sonsuza kadar çerezza bira ikilisiyle beslenip üçlü koltuğumda fosilleşebilirim^^
(yok canım o kadar da değil! arada makarna, patates kızartması, pizza falan da yerim)

posta notu: şimdi bu illüstrasyonu gören yakınlarım "aman da göbek çok yakışmış hamilelik nasıl yakışıcak" gibi söylemlerle cips bira göbeğini bebek işine bağlayıp beni gaza getirmeye çalışacaklar! nihaha... biraz daha yiyip içiyim. sonra o sonra...

14 Haziran 2011 Salı

piyango bileti al deme bozuşuruz!






































































































































biri bacağıma ikisi kafama tam isabet!

hayır mekanda 50 -60 kişi rahat var, bizim masada da altı kişiyiz niye gidip gidip beni buldu hepsi anlamadım ki:( herkes de istisnasız "piynango al" "sayısal oyna" diyor. dostum neresi şans bunun! bildiğin şansızlık! tepeden altın ya da ne biliyim çikolata bişey yağsa biri beni bulmaz... anca bok yağıyo kafama! şu şansım ne zaman dönücek ulan benim!!!

10 Haziran 2011 Cuma

çekiliş talihlisini açıklıyoruuum!




















yehuuu! çekilişi az önce gerçekleştirdim ve kazanaaan...
2 kişilik ben adlı blogun sahibiBANU BİLGİLİ
oldukça adaletli yaptığım çekilişi yukarıdaki fotoğraf bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor sanırım^^ hile yok! dümen yok! ... toprak altına gömülen ya da yakılan ya da ansızın oratan kaybolan katılımcılar yok!
sevgili talihlim banu, tuvalin şimdi baskıda^^ pazartesi akşamı kargoda olacak ve muhtemelen salı günü de sende olur^^ detayları mailine atıyorum...

ve son olarak bütün katılımcılara çok teşekkür ederim^^
bu kadar isteyen izleyicimin çıkması beni çok mutlu etti.
kazandıramadığım takipçiler için bu tarz çekilişlere devam edicem...


2 Haziran 2011 Perşembe

burda çekiliş var!

böyle çekiliş yapan bir kaç blog gördüm. hoşuma gitti.
ve dedim ki
"takipçileer... beni izliyolaaar... yorum yapıyolaaar...
başka bloglarda çekilişleeer... hediyeleer...
ben neden takipçilerime ÇEKİLİŞ yapmıyorum? benim blogumda NİYE YOK?"

ve ben de arasıra böyle çekiliş yapmaya karar verdim^^
ne dersin?



















eğer yukarıdaki illustrasyonu beğendiysen!
bu posta mail adresini yorum olarak bırak.
sonra çekiliş yapıcaz ve kazanan bu resmin
35 x 35 boyutlarındaki tuval üzerine baskısını duvarına asacak^^

kazanan burdan ve mailinden haberdar edilecek.
son tarih: 10 hiziran 2011

30 Mayıs 2011 Pazartesi

bol acılı!

aslında hep neşeli çizimleri paylaşmak isterim burda. gelelde kötü olayları pek çizmem ama yaşanan kötü günleri de hiç olmamış gibi yapamam ki:( bir ikisini paylaşıyorum...


















geçen hafta ailemizin yeni üyesi "pub" la ayrılmak zorunda kaldık. nedeni de oldukça üzücüydü. emre de alerjik bir durum ortaya çıktı. (bu konu hakkında daha sonra uzun bir yazı yazıcam). zor günler geçirdik. 5 dk da varlığına alıştığımız dünyanın en hareketli, en oyuncu, en tatlı yüzlü ve en komik yaratığının yokluğuna hala alışamadım. hala eve geldiğimizde kapıyı açarken içerde uykulu uykulu gözleriyle bizi karşılayacak gibi geliyor... her sabah ayakkabılarımızı bağlarken pusu kurduğu yerden hoplaya hoplaya gelip kafamıza çıkacakmış gibi geliyor...




















sonra da üzerimizdeki kara bulutlar kalkmadı ve salı günü emre'nin ananesini kaybettiğimiz haberi ile uyandık... çok tatlı tonton ananemizden de acı bir şekilde ayrıldık malesef.




















illa herkesin yaşayacağı acılar ama çok zorlar.
















neyse ki harika bir sevgilim var. onunla birlikte her şey daha dayınılır...

bi de...
hey evren! bu haftaya kıyak geçsen...

12 Mayıs 2011 Perşembe

başka tarz!
























onca işin arasında oturup bununla uğraştım^^
değişik tarzlara heyecan duymaya başladım bu ara. hep kendime çizesim yanına da bir iki bira açasım var. pek işe bakasım yok.

bir düzelti:
anlamadığım bir nedenden dolayı bu çalışmaya aldığım bütün yorumlar silinmiş:( o kadar da güzel yorumlardı. yazık:(

10 Mayıs 2011 Salı

rabiş kafasıyım bugün!




















eskiden odmın her yerinde notlar vardı "10 mayıs", "Rabiş", "10 mayıs unutma!" diye. ama bunlara rağmen her sene benim canım kardeşim rabişim in doğum gününü unuturdum:( o da beni arayıp "naber? bu gün günlerden ne? unuttun yine malll! " diye hatırlatırdı bana^^ ne zaman ki büyüdük koca kız olduk, yok lan ondan değil ne zaman ki facebook hayatımıza girdi sağolsun hep hatırlatır böyle günleri:) önemsemediğimden değil tabi ama nedense hiç tutamam aklımda özel gün tarihlerini^^ ancak rabişim kendisi 26 yıldır hayatımdadır ve benim gibi bir öküze rağmen bir gün bile aksatmamış hep yanımda olmuştur.

bizim için rabişin iki doğum günü var! bir doğduğu tarih olan bugün iki yeniden doğduğu tarih. işte o ikinci olan yeniden doğduğu günü asla unutmam! hayatımın en güzel günlerinden birisiydi.















en büyük tutkusu olan yamaç paraşütü ile geçirdiği büyük bir kaza sonrasında aylarca hastanede tedavi gördü. bir daha yürüyememe ihtimaline rağmen dünyanın en güçü kadınlarından biri olarak sürekli mücadele etti ve o ayağa kalkıp hastaneden yürüyerek çıktığı gün onun doğum tarihi olarak hayatlarımıza geçti.

canım sıkıntılı bu aralar biraz ama ben onun aklına koyup yapamadığı br şey görmedim hiç.
sen yeter ki ne istediğini bil gerisi senin için hikaye biliyorsun!
çok önemlisin benim için çok!

aslında benim hayatımdaki yeri ve önemini anlatan ciddi bir yazı yazmayı planlamıştım lakin oturup yazmam bir kaç günümü alabilir diye burada kesiyorum^^

9 Mayıs 2011 Pazartesi

7 Mayıs 2011 Cumartesi

BURDA BİRİ VAR!

önce "maşallah" de!














fotoğrafını görmüş olduğunuz bebiş bugün yarın kollarımda olacak^^
ailemizin yeni üyesi kavuşmamız yardıma muhtaç kedilerin kurtarıcı meleği
sevgili nora sayesinde gerçekleşicek^-^
ne zamandır sokaktan bir kedi alıp bakmak istiyordum.
bir gün karşıma çıkar diye bekledim hep ve sonunda çıktı tostosum

yalnız birtürlü isim beğenemdim.
aklımızda bazı isimler var:
*sid
*oi
*zazu
*rango
*ponpon
*haruka
bu isimleri önce sevip sonra sinir oluyorum. :(
önerisi olan varsa buyrun lütfen^-^

4 Mayıs 2011 Çarşamba

koca ve sera streç film!

Saatlerce yemek yaptıktan sonra yiyip içip sofrayı kaldırmadan geri dönmesi imkansız bir sızıp kalma sendromu yaşamıştım. (Böyle durumlarda kocaya güvenim sonsuz olduğundan hiiiç çekinmeden sızar kalırım. Bilirim ki asla beni uyandırmaya kıyamaz ve elinden geldiğince toplar ortalığı:)



















karı: - aa sofra kaldı di mi? ben yine sızdım kaldım. yatağa nasıl geldim? hiç hatırlamıyorum.
koca: - ben hallettim de serayla biraz kavga ettim. O nasıl şey ya sinir oldum.



















karı: - hahahah:D nasıl ya?
koca: - ya bak işte sen.
karı: - peki













hahahhaa:D mumyalamışsın tabakları! 3 yüz yıl bir şey olmaz artık onlara:) teşekkürler tatlım!














tamam artık lavabodaki yığını görmüyoruz. O kadar savaşlar vermiş kocacım serayla, olsun o kadar:) çoğu zaman ben de beceremem şu sera işini. dolanır her tarafa. yetenek işi:))

2 Mayıs 2011 Pazartesi

yonca ile tanışın!




















merhabalar^^
hafta sonu çok hoş bir mail aldım. takipçilerimden it girl nirvana izmir forum bornova' da benim çizdiğim yonca karakteriyle karşılaşmış ve hemen benim çizimim olduğunu tanımış^^
bana da mail ile haber verdi. daha önce de iki takipçim istanbul carrefour' da üzerinde benim çizimim olan büyük kartonetler gördüklerinden bahsetmişlerdi fakat işin basılı halini ben daha göremediğim için bir türlü emin olamamıştım. sevgili it girl nirvana nın bu postu sayesinde çok merak ettiğim işimi görme fırsatım oldu^^ ve çok mutlu oldum:) başka izmirli takipçim varsa yolunuz ve o tarafa düşerse aklınızda bulunsun!




29 Nisan 2011 Cuma

her gün yeni bir kafa!



















sevgili günlük
bundan sonra her gün sağ taraftaki kafa şeridine yeni bir göksu kafası ekleyeceğim. bu kafalar gündemle ya da benim gündemimle, ruh halimle ya da hiç bir şeyle alakalı olabilir. (cümleye gel!)
"her gün çiz" diye mail atan, yorum bırakan tatlı takipçiler için: kafaları burdan da takip edebileceğiniz gibi twitter ve facebook adreslerimden de takip edebilirsiniz^^


ayrıca;
herkesin bir popisi vardır!














"popi nedir?" için tık

26 Nisan 2011 Salı

yeni bir blog!





















dünyanın en harika arkadaşlarından birisi rabişi blog yazmaya başlamııış!
blogunun ismi "ayaklarınabakyoladevam" ona ve bize çok şeyler ifade ediyor bu cümle. çok acılar gizli içinde:( her şeyi güzel güzel yazmış kendi blogunda. canımın yazıları için tık.
illustrasyon birlikte gittiğimiz can bonomo konserinden. yeri gelmişken belirtiyim canlı dinleme fırsatı bulursanız kaçırmayın derim. hem dinlemesi hem izlemesi kayifliydi^_^ şekildede görüldügü gibi rabişim kendinden geçti:))

25 Nisan 2011 Pazartesi

bir sey diyecegim!














su cumartesileri tüm gün tatil yapan insanlar ne kadar şanslılar.
bu hafta sonu 23 nisan dolayısıyla cumartesi günü biz de tatil yaptık.
su birikintisine bile hasret olan biz zavallı ankaralılar olarak cumartesiyi eymir gölü kenarında ördekler, davsanlar, kopekler eşliginde gecirdik. neyse konudan sapmadan şu iki güncük tatil bunalımda olmama rağmen nasıl iyi geldi, nasıl mutlu etti bizi anlatamam. hey siz haftanın iki günü tatil yapan insanlar kıymetini bilin.
heh dedim ^-^

18 Nisan 2011 Pazartesi

anne evinde yemek!






















Ne zaman anneyla babayı ziyarete gitsek;
bizi onlardan önce bütün apartmana yayılan ve az sonra midemizde olacak olan o muhteşem mamaların kokusu karsılar^-^

































hemen arkasından özlem dolu anne ve baba ( iki gün öce bile görüşmüş olsak sürekli özlem dolular:)






























hep birlikte bir sevgi yumağı oluşturduktan sonra şöyle bir mutfağa bakış atılır...























ooo... ne kadar sevdiğimiz yemek varsa yapılmış bizi bekliyor olur^-^
evde önemli bir şarap mevcutsa şarap yoksa babamın taa tekirdağ dan özenle getirttiği rakı koleksiyondan nadide bir parça bize eşlik eder^-^


























sonra güzel bir sobet muhabbet ile birlikte yemeklere yumulmaca^-^
...




























aldığımız yüz bin kalori ve en az üç günlük yemek hasılatı ile eve dönüş^-^